yemezler yavrum...

Cuma günü fuardaydık.
Allahım o ne karizmalar, o ne kültür timsali beyefendiler.
Yakalar paçalar rugan ayakkabılar konuşuyor.
Kafam kadar kol saatleri özenle çıkartılmış gömlek kollarından filan...
daha neler neler.
ama ben bu fotoğrafın arka yüzünü biliyorum.
şöyle ki:
bu adam yani o gömleğini ceketinden 1cm, saatini de hepsinden gözümüze sokacak kadar çıkaran, kaşlarını tarayan o adam, tamam çok iddialı olmayacağım ama %99 o hafta sonu evini süpürmüştü. Toz alma ihtimali az ama bir gece önce bulaşık makinasını yerleştirmediyse ben adımı Osman yaparım.
Ya bebeğinin kakası için mücadele etmesine ne demeli?
2 yaşındaki oğlu reyondaki abur cuburları görmesin diye ceketini iki yana açmış yandan yandan zıplayarak seken babaları gördü bu gözler a efendi, o saatten, o jilet takım elbiseden banane...Kimbilir o adam çok değil 1 saat önce alt personeline ahkam kesiyordu ama şimdi 3 yaşında bir veletin elinde oyuncak ;)
bu caka bu fiyaka, o isminizin yazdığı daire kapısının ardında kalıyor değil mi?
Hafta sonu kızımızı bir etkinliğe götürdük. "Küçük Orman Yolcuları" hakikaten eğlendik. Kızımı bilemem ama benim çok ihtiyacım varmış farklı bir ortama, farklı iki insan görmeye. 12 fındık kurdu ve anne-babalar birlikteydik. Yaşları itibariyle ebeveyn katılımlıydı. Neyse amcam kapı kadar, kimbilir müdür olabilir-öğretmen olabilir- esnaf olabilir sonuçta 40 yaşında birşey olmuş bir adam. Hani 15dk önce ya da 2saat sonra siyaset sohbeti edebileceğin yetişkin adam. Pazar sabahı ağaca sarılıp "Günaydın Ağaçcım" dedi...günün herhangi bir saatinde gece gündüz hadi insansız bir ortam olsun hatta git ağaca sarıl ve günaydın de bakalım ne yapacak. "S.ktir amk" çekmezse adım Osman Lütfü olsun. O kadınlar o diğer babalar açmışlar kolları iki yana öğretmen karga olunacak dediği için 12 çocuktan daha fazla gaklayıp kanat! çırpan 24 koca insan. 
sonra takıyor bana kol saatini öhhömmmlü pöhhömlü poz kesmeler.
hı hı evet, aynısı bizde de var. Gece 01:30da kızı işesin diye lazımlığın başına çömelmiş "Nolur kızım işe artık, çişşşşş" diye yalvarıyordu en son.
Öğrencilikten yeni çıkmış olduğum yıllar olsa ya da hadi off tamam kızımdan önceki zamanlarda olsa saatinin markasını merak ederdim ama şimdi sokayım saatine, ne bok olduğunu biliyorum, o gömleği ütülerken karının burnundan çıkan alevi ve lütfen pantolonunu çok buruşturma ütülemek çok zor deyişi sanki kulaklarımda. 
Yapmayın bu kadar...Abartmayın şekilciliğe gerek yok.
Hepimizi aynı bokun soyuyuz, hepimiz aynı yolun yolcusu....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

aynı bokun laciverti...

Romantizmin doruklarında...

İstanbul dedin mi bi duracan...

Instagram