Romantizmin doruklarında...

Dün instagramda şöyle birşey paylaşmıştım:
Fotoğrafta scrabble oynarken ikimiz birbirimizin baş harflerini çekmişiz tesadüfen, Allahım aşka bak ;) neyse harfleri koymuşum oyunun üstüne çekmişim, bu yani fotoğraf...Yazı da şu:
#tbt konu başlıklı isyanımdır. Dün kurdum kurdum depresyona girmeye karar verdim. Evet annelik mükemmel, evet anlatılamayacak kadar harika bir duygu. Kızım kelimelere sığmaz ama…ama ben özledim scrabble oynamayı, özledim bi akşam ayaklarımı uzatıp çayımı içmeyi, özledim bugün yorgunum erken yatayım demeyi, özledim pineklemeyi, özledim lafımın yarım kalmadan sohbet etmeyi, özledim sadece kendime alışveriş yapmayı, özledim kendimi ertelemeden hayatı yaşamayı. Anlatamıyorum anlaşılamıyorum, yalnızlaşıyorum…isyanım sana değil ciğerparem isyanım düzene…sen değilsin bana geçmişi özleten, isyanım yorulma hakkımın ya da şunu da yapmak istemiyorum işte ve yapmıyorum dedirtmeyen kara düzene…selam olsun yoldaşlara…


Sağolsun kimi anne arkadaşlarım selamımı almış kimi selam vermiş, anlaşılmışım yani…
Neyse asıl beklenen sevgili kocamın tepkisi…Akşam kocam geldi. Her akşam geldiğinde sarılırız öpüşürüz, dün akşam anamm adam sarılmadı öpmedi bile. Biz kızımla duştan çıkmıştık, babasına koştu hemen saçlarını gösterdi, çoraplarını falan. Ben kör göze parmak ruhsal durumumu paylaşmışım, ne kadar ihtiyacım olduğu belli.
İlgi şu: Naber napıyon. İyiyim çamaşır atıyorum makinaya dedim. Onu sormuyorum napıyon dedi. Pilav barbunya dedim. Zira yarım saat içinde yemek yiyecektik.
Yemek yedik ettik. Saat 21:30. Aa ben ne getircem falan gitti geldi elinde Scrabble.
İçimdeki bütün duygular ayağa kalktı alkışladı. Bravo bravo, işte bu bravo diye. Birbirine sarılıp ağlayanı mı ararsın, içimden çıkıp kocama koşmak isteyeni mi?
Ulayn ben scrabble yazmışım da yahu arkadaşım erkekler bu kadar mı düzsünüz? Bu mu yani, gözünüzü seveyim. Kadın orda bir paragraf yazmış…konuşamıyorum, anlaşılamıyorum demiş. Ben demiş ben…ben yokum artık demiş…sen bu git scrabble getir oynayalım diye.
Yahu bende bir koca vardı, allahım süprizler yemekler sevgi mıkırdanmaları. Adamı şirketine kaptırdım. Bildiğin beni işiyle aldatıyor. Kendi de diyor, işyerim çok yoğun evde de kız. Kafamı toparlayamıyorum, ne sana ne kendime vaktim kalmıyor. Ay kalsın banane yahu. BA-NA-NE!
Bende çalışıyorum senin 1000katın stresle. Evde ne yemek pişecek ben düşünüyorum, ev temiz mi pis mi bende, kız ne giyecek ne yiyecek, haftasonu kim gelecek kime gidilecek, tuvalet kağıdı bitti mi, karabiber de kalmadıydı, pirinç idare eder bi daha ki aya alalım, patates-soğan bende hep. Ütüsü çamaşırı ben nasıl yetiyorsam sen de yet. Bu kadar basit.
Gitmiş almış scrabble gelmiş. Suratta sırıtık ifade. Çok büyük bir şey yapmış sanki.
Bozmadım artık ne diyeceksin. Kız var oynayamayız dedim. Olsun beraber işte dedi. Dedim tam da bunu demiştim işte…hep beraber…hep kız da olsun…ben-biz-karıkoca olmayalım amk..tabi hep içimden dedim bunları…

Başladık oynamaya, 3. Kelimesi kızımızın adı oldu. Heh dedim yine içimden tüyü de diktiğimize göre artık yatmaya hazırlanabiliriz. Dışımdan da hayatım saat 22:00 çamaşır yıkandı asılacak, bulaşık makinası da bitti yerleşecek. Kızı mı alırsın işleri mi. Güzel bir iş bölümü sonrası romantizm ve aşk kokan, ilgi manyağı olduğum bir akşamı da sonlandırdık.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

aynı bokun laciverti...

İstanbul dedin mi bi duracan...

Instagram