haketmişsindir kimbilir???

kasım ayı sonu aralık ayı başıydı sanırım...
Çalıştığım fabrikada tehdit edildim.
Kadınım...
hiçbir şey yapılmadı...
ben bir KA-DI-NIM...
büyük düşünmeye gerek yok.
Türkiye'de 2017 yılında yanlış değilsem 409 kadın cinayeti işlendi.
Hergün mutlaka okuyoruz kadına şiddeti, kadına tecavüzü, kadın istismarını...
Nerede bu devlet, nerede insanlık diyoruz...
Koskoca ülkeye soruyoruz bu soruyu?
önüne nasıl geçilmez diyoruz...
İnsan olduğumuzu anlatmak için isyanlar, eylemler, dilekçeler birbirini kovalıyor.
250 kişilik bir fabrikada koruyamadığımız kadınları 80milyonluk ülkede korumaya kalkışıyoruz...
6 kadının en çok çalışanlarla muhatab olan kadınıyım.
Mühendisim...
Şefim...
çalışanı uyarmak iş gereği hakaret olmadığı sürece vazifem..
Vazifemi yerine getirdim sonrasında odama ahıra girsen çüşş dersin, langır lungur girilmek suretiyle alani bir şekilde tehdit edildim.
ben kadın olduğum için dişinin kavuğunda kalıcam sanırım benimle yetinmedi kocamla halledeceğini söyledi.
Müdürüme patronuma aynı gün içerisinde anlattım olayı, paylaştım, yardım istedim.
yüzleştirildim.
reddetti. yapmadım dedi. yalan söylüyor bu kadın dedi...
sende dedim yürek yok, yürek...
sen bana dışarıda bir bok yapamazsın. sende azcık yürek olsa, delikanlı olsan erkek olsan lafının ardında durursun.
haftasonu geçti...
müdürüm dedi ki özür dileyeceksiniz birbirinizden...
arkadaşlar delikanlıdır, gençtir...
...
...
...
yani diyor ki çekip vursa seni, e ortada seni aklayacak şahitte yok, kimbilir neler demişsindir. e o da haliyle nereden baksan delikanlı adam şimdi. sağlıklı düşünemez. çekip vurmuştur...hatta kimbilir Ona neler demişsindir, haketmişsindir bile...neticede öldün ya da komadasın nasıl anlatacaksın, ki anlatsan e şahit yok. al başa döndük, haketmişsindir kimbilir???
İnsan Kaynakları müdürümüz bile aramadı, bir geçmiş olsun demedi.
3 fabrikamız var bizim...
3.
pekala uzaklaştırma alabilirdi, fabrika değişikliği yapılabilirdi.
sonra kalkıyoruz 80milyon insanın yaşadığı ülkede yarısını diğer yarısından korumaya çalışıyoruz.
kusura bakmayın ama bildiğin aptallık...
şuncacık bi elin parmağı kadar kişiyi koruyup gereğini yapamıyoruz...
deli misiniz allaseniz...

ben ne durumdayım...
olayın ardından 2 ay geçecek hala o çocuğu gördüğümde yere kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. gururum o kadar incindi ki. her gördüğümde bir parça daha kopuyor...doğru tarafta haklı konumda kalmak için hiçbir şekilde karşılık vermeden müdürüme ilettim. keşke heyy kimsin sen kimsin diye bağrınsaydım, küfretseydim, kavga etseydim de kendi hakkımı kendim savunsaydım. Güvenmeseydim iş hukukuna...
işimi fabrikamı çok seviyordum...ağır ve yorucu bir iş yüksünmüyordum.
şu an sıfır istek, sıfır aidiyetle çalışıyorum.
ciddi anlamda herkesten uzaklaştım.
işime dair en ufak bir heyecanım yok.
geliyorum ve gidiyorum...

hafiften paranoyaya da bağladım.
o çocuğun ya da başkalarının arkamdan sürekli konuştuklarını falan düşünüyorum ki fabrikada herkesin beni sevdiğine inanırdım. genel anlamda herkesin saygısı ve sevgisini hissederdim çünkü.
Şu an hemen hemen herkesle iletişimimi kopardığım için sıfır güvenle çalışıyorum.

Müdürümle iş harici konuşmuyorum, birçok şeyi paylaşan bir şef grubuyuz müdürümüzle. selam dahi vermiyorum. Kendisine benden özür dilememi istediğinde oturduğunuz koltuğun hakkını vereceksiniz demiştim. herkes yönetici olamaz, yönetmek yaratılıştan gelir.

kendi gücümün yettiğince tepkilerimi ortaya koyuyorum...
iyi olmaya çalışıyorum...
ve unutmuyorum...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

aynı bokun laciverti...

Romantizmin doruklarında...

ciğerim delindi

Instagram