2 yıl önce bugündü.

Böyle olacağını bu kadar sevilebileceğini tahmin edemezdim.
Aklımda oluşturamadığım o büyüklük yüreğimde oluştu.
Kirpiğinin ucu, burnunun kıvrımı, kaşının tek teli...her bir noktasın hafızana kaydettiğin can.
Çok büyükmüş sevgisi, bu büyük sevgi karşısında Rabbinden özür dilemekmiş her aklına geldiğinde, affet beni Allahım sen verdin, senin emanetin seviliyor işte evlat demekmiş.
Kızdığıda yüreğinin köşesinde sızınmış, hele o sabahları bırakıp gitmeler...ahh..ah her sabah bir annenin ciğeri yanar mı? Rabbim başka ayrılık vermesin diye kendini avutmalar.
İş-ev-evlat arasında gözlerine her baktığında vizcdan azapları.
O benim yol arkadaşım, kol çantam. Adının hakkını veren Küçük Fırtına'm.
Allahım kimsecikleri evlat acısıyla sınamasın, acısını yaşatmasın. Cümle isteyene versin.
Sana da güzel, hayırlı, mutlu bir ömür versin güzel kızım. Hep el üstünde tutulan ol. kıymet bilenlerle kesişsin yolların.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

aynı bokun laciverti...

Romantizmin doruklarında...

İstanbul dedin mi bi duracan...

Instagram