Hamurumda yok benim annelik.

Yapamıyorum ben.
Olmuyor.
Deniyorum, çabalıyorum ama benim hamurum da annelik yok işte, yok!
Bu çocuk niye ağlıyor sorusunun cevabını bilen anne ben değilim aslında.
Herkes diyor e ikinci?
Yahu ben ilkini kotaramadım ki henüz, neyin ikinicisi?
Sordun mu bana günün, akşamın, haftasonun nasıl geçiyor diye.
ben sabah 05:49da kalkan bir insanım. 9saat ortalama 85-90desibelde çalışıyorum.
Çalışmayı bırakın bir sandalye çekip oturup izleseniz yorulursunuz o gürültüde.
Eve geliyorum külçe gibi. Bir köpeğim var. Onun ihtiyaçları, e evimin temizliği konusunda eskisi kadar olmasada özen göstermeye çalışıyorum. 
Çoğu zaman kendimi temizliğe daha çok verdiğim bile oluyor. 
Tüm bunların arasında zaten sevmediğim beceremedim annelik oyunları ile çocuğumu ihmal ediyorum.
Benim için en ideal zaman geçirme; çocuğum oynasın bende kitap okuyayım, ne bileyim birşeyler izleyeyim. 
Nisan 21de iki yaşına gireceğiz. ve kızım çıldırmış durumda. Değil küçük fırtına bildiğin kasırga. Vermemen gereken birşeyi istediğinde ve vermediğinde, Allahım yüzüne doğru bağırıp bir ağlaması var ki, çaki bebek sanki. 
İşte o anlar da benim kopma noktam.
Ben sevmiyorum o anları. 
Çünkü kaçmak istiyorum. 
Ağlamak istiyorum. 
Çaresiz hissediyorum kendimi.
Okuyorum, araştırıyorum, çok takip ettiğim anne yok sosyal medya da ama yine de birkaçı var okuduğum yine de ne yapacağımı bilemiyorum. 
Oyunlarımızı maksimum 15-20dk sürüyor-sürmüyor. Öyle etkinlik metkinlik ayaklarına da sinir oluyorum zaten. 'lego-oyun hamuru-yemek pişirme' bunlar hep oynadıklarımız. Ama ya ben sıkılıyorum enerjim düşüyor ya kızım...Çabuk bitiyor. Sonra birbirimize sarıyoruz.
Mizaç olarak da asabi, sabırsız bir insanım zaten. 
Çok zorlanıyorum anlayacağınız. 
Kızılca kıyamet kopar bu evde dedikleri o evde, kıyamet tahminlerden çok erken kopmaya başladı. 
Kendimi teskin etmeye çalışıyorum bir yandan da. 
Herkes herşeyi yapabilmek zorunda değil diyorum. 

Misal olsun bende kızımla gezmeyi çok seviyorum. Kızım benim tek arkadaşım. Hiç arkadaşım yok. 
-kadınlarla iletişim kurmakta sıkıntı yaşıyorum.-
Sonra mesela kendime hep P&G annesiyim derim. Kızım birşey yapmakta zorlandığında bu bebekken koltuğa çıkmaktı, yaşına geldiğinde yürümek şimdi atıyorum scooter binmek olabilir. Ne zaman zorlandığını hissetsem 'haydi annecim' der, 'yapar benim kızım' der güç veririm. Asla fiziki kavrayıcı bir yardımda bulunmam ve başarır. Başardığında o yüzündeki ışıltıda o gözlerinde ki anlamda kayboluyorum. Aferin derim kendime, başardınız yine. 
Sonra mutfakta birlikte birşeyler yapmaktan hoşlanıyorum, ben yemek yaparken o domates kemirsin, ziyanı yok yer gök domates olmuş, ben onun kafasından öpüvereyim bi taraftan, birlikte kek çırpalım. Ya da mesela O'nunla banyo yapmaya bayılıyorum. En keyif aldığımız zamanlardan.
Ama işte ne zaman babamız iş seyahatine çıkıyorum desin ya da akşam 1saat ya sadece altı-üstü bir saat geç kalıcam desin, bendeki paniği görün. Nasıl tutuşuyorum, ne yapıcam ben, nasıl vakit geçiricem. Nasıl oyalarım, ölüyorum. Üzülüyorum da...
O çocuk bana benden birşey ister sıfatla bakıyor, sıkıldım anne diyor resmen, bende aynı bakışla karşılık veriyorum ;(
Kızımı çok seviyorum, her anne gibi tarifsiz bir sevgiyle seviyorum ama iş oyuna, vakit geçirmeye, sabretmeye gelince çekiliveriyorum aradan. 
...
zaman geçiyor, kızım büyüyor. İleride birlikte geçirdiğimiz vakitleri adım gibi biliyorum özleyeceğim. Ama bu...eldeki malzeme, bende ki annelik bu.
Bu kadar....
Seni seviyorum güzel kızım, tomurcuk kızım.
Küçük Fırtınam.
biricik arkadaşım...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

aynı bokun laciverti...

Romantizmin doruklarında...

ciğerim delindi

Instagram